Çatlak oluşumunda riskleri azaltabilirsiniz

Ani kilo kaybı ya da tam tersi ani kilo alımı, ergenlik dönemi veya hamilelik gibi vücutta hormonal aktivitenin en yoğun olduğu zamanlar ciltte aşırı gerilme sonucu elastin ve kolojenlifleri zarar görüyor; cildin alt katmanlarında yırtılmalar ise meydana geliyor.

Cilde elastikiyetini veren bu proteinlerin temel görevi cildin esnemesine, ardından yeniden eski haline dönmesini sağlamaları. Bu liflerin zarar görmesi “çatlak” oluşumuna zemin hazırlıyor. Çatlak oluşumunda tamamen kontrol sahibi olamasanız da riskleri azaltabileceğiniz şeyler var; Kilo kontrolü sağlamak, kasları aşırı geliştiren egzersizlere ve hormonal bozukluklara dikkat etmek gibi…

Kısacası düzensiz ve kötü beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik, hamilelik, ergenlik, ani kilo değişimi ve ani hormonel değişimler çatlak görünümünü tetikleyebiliyor.

Cilt çatlaklarının en çok görüldüğü bölgeler

Çatlaklar aslında vücudun hemen hemen her yerinde gözlemlenebiliyor. Dolayısıyla tüm vücut bölgelerini saymanın pek bir anlamı yok. Bu yüzden en çok görüldüğü ve muhtemelen hemen hemen herkesin bir miktar çatlağı olabilecek bölgeleri karın bölgesi, göğüs bölgesi, kalça bölgesi ve kollarıdır.

Erkeklerde de çatlak problemi olabiliyor 

Çatlak problemi sadece kadınlarda değil erkeklerde de görülebiliyor. Pek çok erkekte ergenlik döneminde, hızlı büyüme ve hormonal faktörlere bağlı olarak çatlak oluşabiliyor. Fazla kilolu erkeklerde de derinin fazla gerilmesine ve vücuttaki artan glukokortikoid hormonuna bağlı çatlak oluşabiliyor.

Biodermogenesi (Bi-one) tekniği ile çatlak tedavisi

Biodermogenesi çatlak tedavisinde en çok tercih edilen yöntem ve başarı oranı %85. Çatlak tedavisinde Biodermogenesi ile cilde zarar verilmeden tedavi uygulanıyor.

Biodermogenesi yöntemini diğer tedavilerden ayıran en önemli özelliği, dokulara hasar  vererek değil, aksine dokuların biyolojik olarak tekrar canlanmasını ve kendi kendini yenilemesini sağlaması. Derideki anormal olan metabolik faaliyetleri normalleştiriyor. Aynı zamanda destek dokusu ve üst deride hücresel faaliyetleri artırarak normalleşmeyi tetikliyor.

Biodermogenesi ile toporlama ve sıkılaştırma da mümkün

Bu işlemin kadınlar tarafından en çok tercih edilme sebeplerinden biri de aynı zamanda toparlama ve sıkılaşma sağlama özelliğinin olması. Tedavi için yaş sınırlaması yok. İşlem süresi ortalama 40  dakika sürüyor. Seanslar haftada 2 veya 3 kez olmak üzere, toplam 10 ila 20 seans arasında değişiyor. Biodermogenesi tedavisinde çatlakların eski veya yeni olması hiç önemli değil.

Kolajen ve elastik doku artışı gözleniyor

Çatlak tedavisi sonrasında alınan sonuçlar kişiden kişiye göre değişiyor. Sonuç olarak kolajen ve elastik doku artışı sağlanıyor. Tedavi zamanı oluşan derinlikler doldurularak cilt sağlıklı seviyeye ulaşıyor. Çatlak tedavisi işleminin herhangi bir yan etkisi olmadığı gibi; ağrısız ve acısız bir işlemdir.

Sağlıkla Kalın,
Dr. Servet TERZİLER

Köşe Yazıları