Ameliyatsız yüz gençleştirme işlemlerinde artış…

Günümüzde yüz gençleştirme ameliyatları sanılanın aksine sadece 50 yaş ve üzerindekilere değil, yüz düşüklüğünün henüz 30 yaşındayken ortaya çıktığı kişilere de uygulanabiliyor.

Aşırı kilo alıp verme, yerçekiminin etkisi, sigara içmek gibi nedenlerden bazıları yüzde yaşlanmaya ve beraberinde de yüz düşüklüğüne neden oluyor. Kişinin yüzü sarkmış görünüyor. Bu sarkma, genetik yapıya ve cilt yapısına göre değişiyor. Bu nedenle bu görünümleri engellemek adına ameliyatsız yüz germe ve gençleştirme işlemleri son dönemde oldukça tercih ediliyor.

Ameliyatsız yüz gençleştirme işlemlerinde ise en çok uygulanan yöntemlerden biri; Ulthera. İşlem, odaklanmış ultrasonik dalgaların cilt yüzeyine ses dalgasıyla müdahale edip, ses dalgasının cilt altında 3 veya 4.5 mm derinlikte ısı enerjisine dönüşmesi ve o bölgeyi 65-70 C ısıtarak orada dakolajeni yenilemesi ile yapılıyor. Bu teknoloji, yarattığı lokalısı sayesinde ciltte sıkılaşma sağlıyor. Başta kolajen olmak üzere, protein yapıdaki doku elemanları ısı etkisi ile sıkılaşmış oluyor.

Uygulamada kızarıklık veya morarma görülmüyor

Öncelikle cilt yüzeyine jel sürülüyor ve cilt altına cihazla atışlara başlanıyor. Cildin sarkma düzeyine bağlı olarak ekranda derinlik ayarı yapılabiliyor. Ekran, ne kadar derinliğe inildiğini, kemiğin neresinde hangi yükseklikte olunduğunu gösteriyor. 4.5 mm derinlikte tam olarak kasa denk geliniyor. Atışlar aşağıdan yukarıya, yüz içinden yüz dışına şeklinde yapılıyor ve bu sırada kemiğin üzerindeki zara minik delikler açılmış oluyor. Bu sırada delinme yerlerinde hasta çok hafif bir ısı artışı hissediyor, ancak yüzeyde hiç bir kızarıklık, kabuklanma, kanama, morarma olmuyor. Çünkü cihaz bir taraftan delikler açarken bir taraftan da o bölgeyi kotegorizeediyor. Bu şekilde ekrandan görerek uygulama yapmak da doktor açısından konfor sağlıyor.

Göz, dudak çevresi gibi hassas bölgelere de yapılabiliyor

Üst yüz, alt yüz dudak çevresi, gıdı boyun, göz çevresi ve dekolte bölgelerine uygulanabiliyor. Ulthera’nın bir avantajı da göz, dudak çevresi gibi bölgelerde de başarılı sonuçlar ortaya çıkarıyor olması. Bu bölgelere işlem yapmak için özel bir başlığı da bulunuyor. Dudağa dolgu yapmadan dudak kırışıklıklarından kurtulmak isteyenler için de bir alternatif oluşturuyor.

Sıkılaşma, işlem sırasında fark ediliyor

İşlem sırasında termal bir etki olduğundan yapıldığı anda yüzde hemen bir sıkılaşma, toparlanma görülüyor. Her 30 günde bir kolajen sentezinde artış oluyor. Açılan minik delikler, iyileşirken biri diğerini çeker gibi, cilt altına doğal fibrotik iplikler koymuşsunuz gibi; yukarıya doğru yüzü çekerek, lifting etkisi oluşturuyor.

Yüzünüzde 30 gün sonra başlayan iyileşme sürecini görmeniz mümkün. Yani kısa bir süre içerisinde yüzünüzü 20’li yaşlardaki gibi görmeye başlayacak; etrafınızdakilerin “yüzünüze ne yaptırdınız?, cildiniz daha genç, daha fresh ve daha gergin duruyor” şeklinde ifadelerine şahit olacaksınız.

Etkisi 2 yıla kadar sürüyor

İşlemin süresi uygulama yapılan bölgeye göre değişiyor. Genellikle 1 ila 1.5 saat arasında sürüyor. Her 1.5 -2 yılda bir cildin kalitesine bağlı olarak tekrarlanması öneriliyor.

En büyük gençlik içinizdeki yaşama sevinci olmalı

Yaş aldıkça yerçekiminin de etkisiyle değişmemek mümkün değil. Tıbbın imkanları ve içimizdeki yaşama sevinci var oldukça, tabiatın yaşla birlikte bizlere sunduğu değişimlere etkili dokunuşlar yapmak mümkün.

Ancak, hayat çok kısa olduğu için; çabucak affedin, zamanla güvenin, yüksek sesle gülün, gerçekten sevin, varlığınıza ve etrafınızda var olan her şeye teşekkür edin. En kıymetli gençlik, ruhumuzun enerjisiyle mümkün.

Sağlıkla Kalın,
Dr. Servet TERZİLER

Köşe Yazıları